“Bu büyük kalabalığa karşı duracak gücümüz yok ve ne yapacağımızı bilmiyoruz. Gözlerimiz Sana çevrili” (2. Tarihler, bölüm 20, ayet 12*).
Arka bahçede herkesin eğlendiği bir parti hayal edin, ama aniden rüzgar şiddetleniyor. Gökyüzü kararıyor ve havada yağmur kokusu yayılıyor. İnsanlar içeriye girmek için acele ediyor. Son kişi içeri girer girmez fırtına patlak veriyor. Bir grup dışarıdaki şimşeklerin görünüşüne hayret ediyor. Başkaları birbirlerine sıkıca sarılmış veya kulaklarını elleriyle kapatmış durumda. Birkaç kişi her gök gürültüsü ile sıçrıyor. Sohbet eden bir grup insan, hava durumunu fark etmiyor gibi görünüyor. Hayattaki fırtınalar geldiğinde insanların farklı tepkilerinin bir resmi değil mi bu?
Karşılaştığımız felaketler söz konusu olduğunda, tepkilerimiz büyük bir etki yaratabilir. Bazı insanlar doğru şekilde tepki vererek daha güçlü çıkarlar, bazıları ise zorluğun altında ezilir.
Tepkilerimizin farklılaşmasına neden olan şey Tanrı konusundaki görüşümüzdür. Ona sevgili Babamız olarak bakarsak, O'nun hayatımız için en iyi planı olduğunu anlarız. Ancak, O'nun koyduğumuz hedeflere engel olduğunu ya da bizi sadece cezalandırmak istediğini düşünürsek, bize yönelik olan bereketi kaçırabiliriz.
Hayattaki fırtınalar kaçınılmazdır (Yuhanna, bölüm 16, ayet 33). Böyle bir tehlikeyle karşılaştığımızda yapabileceğimiz en akıllıca şey, Rab İsa'ya seslenmek ve O'nun bizi bu durumdan geçireceğine güvenmektir.
Orijinal makaleye bağlantı: https://www.intouchuk.org/read/daily-devotions/how-we-respond-to-a-storm?queryId=fb0e8efe0941f771aff2097dc0dfadfc&objectId=27932_1
* Kutsal Kitap alıntıları, özgün dillerden yeni çeviridir © Bulgar Kutsal Kitap Derneği 2013