"Çünkü biz O'nun eseriyiz, İsa Mesih aracılığıyla yaratıldık ve Tanrı’nın bizim yapmamızı önceden hazırladığı iyi işleri yapalım diye varız."
(Efeslilere Mektup, Bap 2, Ayet 10*)
Logoterapi'nin kurucusu Viktor Frankl, Yahudi kökenli Avusturyalı bir nörolog ve psikiyatr olup, ailesinin neredeyse tamamını ve genç eşini kaybettiği toplama kamplarında aylar geçirmiştir. Kamplarda, çevresindeki koşullar ne kadar kabusvari olursa olsun, yaşamak için bir anlam bulan kişinin her şeyi aşacağını öngören teorisini pratiğe döker. Anlam kaybolduğunda ise sonu gelir. Şöyle yazar: "İnsan hayatı, koşullar ne olursa olsun, yani ıstırap, mahrumiyet ve ölüm dahil hiçbir zaman anlamını kaybetmez."
Nazizm zamanı tarihte kaldı. Ancak günümüz kendi zorluklarını barındırıyor ve bizler bugün onlarla mücadele ediyoruz. Zamanlar ve zorluklar değişse de Rab ve O'nun sözü değişmez, her sıkıntımıza uygulanabilir. Hayatta anlam eksikliği sorunu evrenseldir. Hepimizin belirli bir şeyi yaparken ve belirli zorlukları aşarken NEDEN bunu yaptığımızı, NEDEN doğduğumuzu, NEDEN var olduğumuzu bilmeye ihtiyacımız var.
Tanrı’nın bizi yaratma amacı nedir? Belki hayatının anlamını biliyorsundur ya da şu ana kadar neden nefes aldığını ve var olduğunu hiç anlamamış olabilirsin.
Bugün, her sabah neden uyandığını düşün. Hayatının en zor anlarında seni ayakta tutan neydi, seni en iyi başarını başarmaya ne ilham etti? Farklı durumlarda farklı anlamlar mı buldun?
Eğer öyleyse, o hâlde geçici motive edici faktörler değil, varlığımızın esas sebebi üzerinde düşünmeliyiz.
Tanrı’nın yüceliği ve iyi işler için yaratıldık
"Öyleyse, ister yiyin ister için, ister başka bir şey yapın, her şeyi Tanrı’nın görkemi için yapın!" (Korintlilere Birinci Mektup, Bap 10, Ayet 31*)
"Ulusların arasında böylece iyilik dolu bir yaşam sürün ki kötü iş yapanlar olarak karalandığınızda, iyi işlerinizi gördüklerinde Tanrı’yı, O’nun geldiği günde yüceltsinler." (Petrus’un Birinci Mektubu, Bap 2, Ayet 12*)
Ne iş yapıyor olursanız olun, hangi meslek, beceri ya da yetenekleriniz olursa olsun, bunlarla Tanrı’yı yüceltiyor ve Onun yüceliğini gösteriyorsanız, çağrınızı yerine getiriyorsunuz. Belki emekli olacağınız işte veya en ilham verici ya da tatmin edici işte çalışmıyorsunuz, ancak bu geçici, ebedi olan ise nasıl ve Kimin için çalıştığınızdır. Mekanlar ve durumlar değişir, fakat göreviniz kalır – Tanrı’yı yüceltmek, O'nun gibi düşünmek, konuşmak ve davranmak.
Yorgunluk, tatminsizlik, yanlış anlamlar peşinde koşmak ya da gerçek çağrımızı unutmak bu görevin düşmanlarıdır – Tanrı’yı yüceltmek için yaşamak.
Hafta için düşünce sorusu: Son birkaç aydır kişisel veya profesyonel olarak neyin peşindesiniz? Bu hedef Tanrı’yı yüceltiyor mu ve nasıl? Eğer yüceltmiyorsa, hedefinizi nasıl değiştirebilirsiniz ve hayatınız için başka bir anlamı nasıl benimseyebilirsiniz?
*Kutsal Kitap'taki alıntılar, 2013 Bulgaristan Kutsal Kitap Derneği'nin orijinal dilllerden yeni çevirisine göredir.
Fotoğraf: Artem Kovalev/Unsplash.com